Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Baransu'nun unutmadığı iki gazeteci
Baransu'nun unutmadığı iki gazeteci
05 Mart 2010 / 14:00
Islak imza orijinal çıkıp, Genelkurmay da teyit edince gözler özür dilemesi gereken isimlere çevrildi. Peki, "AK Parti ve Fethullah Gülen'i bitirme planı"nı ortaya çıkaran Taraf muhabiri Mehmet Baransu'nun şu anki hisleri neler?

Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu,  "Acaba, Genelkurmay ıslak imzalı belgenin doğruluğunu kabul ettikten sonra ne hissettiniz" diye soran Bugün yazarı Tarık Toros'a "İnanın, hiçbir şey düşünmedim. Ben zaten orijinal belge savcılara gittiği zaman mutlu olmuştum" dedi.

Baransu'yu asıl üzen, ıslak imzalı belgenin bir ihbar mektubuyla savcılığa ulaştığı gün, başka bir haberinin yanlış çıkması olmuş

Tarık Toros'un köşe yazısında Baransu'yu üzen haber ve ortaya çıkardığı belgelerle ilgili yorumlardan dolayı unutamadığı iki gazeteci şöyle anlatılıyor:

"Baransu, geçen yaz aylarında, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasını sorguluyordu. NTV'ye kayıtlı bir telefondan, Yazıcıoğlu'nun cep telefonunun defalarca arandığını belgelemiş, "Kazadan önce bu aramalar neden yapıldı" diye soruyordu. Sonra, GMT denilen dünya saatinin Taraf gazetesini yanılttığı, Yazıcıoğlu'nun kazadan önce değil, aslında kazadan sonra arandığı ortaya çıkmıştı. Baransu üzüntüsünü şöyle anlattı:

-Islak imzalı belgenin orijinalinin savcılığa ulaştığını sürmanşetten duyurduk. Ama buna sevinemedim çünkü aynı gün manşetten NTV'den özür diledik. Sevincimi yaşayamamıştım. Üç farklı canlı yayında NTV'den özür diledim. Bunu gazeteler, internet siteleri de kullandı. Beni çok üzdü, günlerce uykusuz bıraktı ama vicdanen artık rahatım. Özür anlamında fazlasıyla özür diledim.

Mehmet Baransu, Genelkurmay'ın ıslak imzalı belgeyi delil olarak kabul ettiğini duyduğunda ne düşündü?

-Hiçbir şey hissetmedim, orijinal belgenin Genelkurmay'dan çıkacağını biliyordum. Birisi oradan almışsa, muhtemelen savcılığa ulaştırmak için almıştır diye düşünüyordum.

Taraf muhabiri, hakkında o kadar atıp tutan, demediğini bırakmayan gazetecileri ise çok önemsemiyor, ikisi hariç:

-"AKP ve Gülen'i bitirme planı" 12 Haziran 2009'da manşet oldu, 26 Haziran'da Genelkurmay Başkanı "kağıt parçası" dedi. Daha sonra tehditler aldım. Eşim hamileydi, ona da söyledim, "Orijinal belge çıkacak" dedim. Çok üzerime geldiler, bir hafta izne çıktım...

En çok Uğur Dündar'a kızıyorum. İzindeydim, 6 Temmuz'du sanırım. Arena programında, Yılmaz Özdil ve Nedim Şener'le birlikte benimle dalga geçtiler. "Sahte belge üretti" dediler. Her şeyi unuttum.

Bir, Dündar'ın bu TV programını, bir de Ertuğrul Özkök'ün "Küçük adam özür dile" diye haberi vardı, kesip sakladım. Demedikleri kalmadı ama iz bırakan iki şey bunlar"

Haber7

Bu haber toplam 60 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Proloonging Geciktirici