Destek: bilgi {@} haberine.com | Yazılım ve Sistem Yönetimi: CM Bilişim
| DOLAR | ![]() | |
| EURO | ![]() | |
| IMKB | ![]() | |
| ALTIN | ![]() |
| Ankara | 10/22 ºC |
| İstanbul | 15/21 ºC |
| İzmir | 12/25 ºC |

'Vizontele', 'G.O.R.A.' ve 'Yahşi Batı' gibi yüksek gişe yapan filmlerin yönetmeni Ömer Faruk Sorak, sinemada sansürün, kişilerin otosansürü geliştirmesiyle ortadan kalktığını belirterek, "Böylece devlet sansürüne gerek kalmadı" dedi.
Sorak yaptığı açıklamada, Türk sinemasının son yıllardaki gelişiminden büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, üretilen film sayısı kadar filmlerin niteliğinin de yükselmesinin önemli olduğunu söyledi.
'İYİSİ DE KÖTÜSÜ DE DESTEKLENMELİ'
Gelişmelere rağmen sinemaya devlet desteğinin hala sinemacıların istediği seviyede olmadığını vurgulayan Sorak, şunları kaydetti:
"Her şey bir film yapma heyecanıyla başlıyor. Bugün sinemacılarımız eskiden olduğu gibi yine büyük özverilerle filmlerini yapıyor. Birçok ülkede sinema bakanlığı var. Bu bakanlıklar sinemalarına ciddi desteklerde bulunuyor. Biz de iyisini de kötüsünü de desteklemeliyiz ama bundan kastım, 'devlet başımızda dursun, yaptığımızı kendi kriterlerine göre değerlendirsin, buna olmuş buna olmamış' desin değil. İyisinin de kötüsünün de yeşerip boy vereceği bir alan yaratmak zorundaki sinemamız endüstrileşebilsin."
Sinemacılar arasında birliklerin bulunduğunu ancak bunların politika oluşturma niteliğinde olmadığını belirten Sorak, şöyle devam etti:
"Sadece sinemamızda değil toplumda da herkes egemen gücün belirlediği sınırları biliyor. Yasakları ve sınırları öğrenince zamanla ona göre davranmaya başlıyorsun. Bu nedenle de sinemamızda sansür, kişilerin otosansürü geliştirmesiyle ortadan kalktı. Böylece devlet sansürüne gerek kalmadı. Bugün artık en büyük sansür paranoya. Çünkü bizde üç kişi bir amaç için yan yana geldiğinde 'devletin düzenini değiştirebilir' mührü yiyor."
'YEL DEĞİRMENLERİYLE SAVAŞMAK GİBİ'
Türk sinemasının, 1970'li yıllarda çekilen film adedi bakımından dünyada Bollywood'un (Hindistan sineması) ardından ikinci olduğunu anımsatan Sorak, "Bu bir ölçü değil. Bugün Yeşilçam'ı Hollywood ile yarıştırmak yel değirmenleriyle savaşmak gibi. Yapmamız gereken, sinemamızda evrensel bir dil ve duyguyu yakalamak. Bizim evrensel olabilecek çok fazla hikayemiz var. İyi bir şey yaptığına ve her yaptığını bir öncekinden daha iyi yaptığına inanmak bence yeterli. Ötesi çok gereksiz bir çaba" diye konuştu.
Yakında vizyona girecek filmi 'Aşk Tesadüfleri Sever'in, eşi İpek Sorak ile kendisi arasındaki aşktan da izler taşıdığını anlatan Ömer Faruk Sorak, filmin, yönetmenliklerini yaptığı 'Vizontele', 'G.O.R.A.' ve 'Yahşi Batı'dan farklı bir türde olduğunu söyledi.
'YETENEKLERİMİZİ TRANSFER EDİYORUZ'
Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'la çalışmanın kendisi için büyük bir keyif olduğunu vurgulayan Sorak, "Biz çalışırken bütün yeteneğimizi, birikimimizi transfer yoluyla paylaşan insanlarız. Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'a çok şey öğrettim, onlardan çok şey öğrendim. Bu etkileşim güzel. Onlarla hayatı fikren sadece sinema üzerinde değil Türkiye'de herhangi bir olayı da birlikte tartışıyor olmak, sonuç çıkarıyor olmak çok değerli" dedi.
AA









