Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Okul sıralarından karanlık zindanlara...
Okul sıralarından karanlık zindanlara...
25 Ekim 2010 / 14:59
Rıfat Ilgaz anısına doğumunun 100'üncü yılına özel bir belsesel film hazırlanıyor

Edebiyatın usta kalemi Rıfat Ilgaz için, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan tarafından desteklenen ve yönetmen Önder Uygun'un çektiği '100 Yıllık Çınar Rıfat Ilgaz' isimli belgesel hazırlanıyor. Belgesel Ilgaz'ın hayatını konu alıyor. 40 kişinin dönem tanıklığı ve röportajlar, arşiv taramalarından elde edilen belgeler ve görüntülerle hazırlanan belgesel 12 kişilik bir ekip tarafından hazırlanıyor. 2011'in Şubat ayında çekimleri tamamlanması planlanan belgeselin danışmanlığını da Rıfat Ilgaz'ın oğlu yayıncı-yazar Aydın Ilgaz yapıyor.

Belgesel Rıfat Ilgaz'ın doğduğu kasaba Kastamonu Cide, ortaokulu ve liseyi okuduğu Kastamonu merkez, ilköğretim son sınıfını okuduğu Bartın Terme, 'Muallim Mektebi'nin ardından öğretmen olarak tayin edildiği Bolu Gerede, Akçakoca, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde eğitim verdiği Ankara ve İstanbul'un yanı sıra gazetecilik ve yazarlık yaptığı İzmir olmak üzere sekiz noktada çekiliyor. Belgeselin galası 2011'de şairin doğum günü 7 Mayıs'ta Cemal Reşit Rey'de (CRR) yapılacak.

'ONA BAKMAK CUMHURİYETİN SERÜVENİNİ İZLEMEKTİR'
Yönetmen Önder Uygun, bir yıldır üzerinde çalıştığı belgeselle ilgili olarak, "Ortaokul
sıralarında okuduğum kitapların içerisinde en sevdiklerimin başında 'Hababam Sınıfı' kitabı gelirdi. Oradaki karakterlere gülmemek elde değildi. Yazarının Rıfat Ilgaz olduğunu öğrenmiştim. Ondan sonra 5-6 sene bu ismi hiç hatırlamadım, ta ki lise sonda üniversitede okuyan arkadaşlarımın evlerini ziyarete gidene kadar. Duvarlarında bir güzel yüzlü adamın fotoğraflarının yanında  şiirleri yazılıydı. 'Çocuklarım' isimli bu şiirdeki çocuklar bir başkaydı. Kimisi limon satıyordu, sınıfın en haylazının koltuğunun altında
kalıyordu satılamayan gazeteler. Kanı kaynayan bir genç için şiir demek aşık olduğun kadına bir şeyler söyleyebilmek , onu etkileyebilmek için öğrenilirdi. Başka ne için olacak ki. Ama bu şiir bir başkaydı. Bir öğretmenin ağzından öğrencileri anlatılıyordu ve hiç de güzel geçmiyordu onun öğrencilerinin yaşamı. Şiirin altındaki imza 'Hababam Sınıfı'nın yazarıyla aynıydı. Rıfat Ilgaz..." diyor.

'HEP ÖTELENDİĞİNİ GÖRDÜM'
Uygun, kalemi bu kadar güçlü bir şairin şair olduğunu uzun yıllar bilmememin ezikliğini taşıdığını ifade ediyor ve şöyle anlatıyor: "Ta ki '100 Yıllık Çınar Rıfat Ilgaz' isimli belgeselin çalışmalarına başlayıncaya dek. Hayatını en derinden incelediğimde onu bari Hababam'ın yazarı olarak bilmemizin hakim kuvvetlerce bizlere lütuf olarak sunulduğu gördüm. Adam gibi adamın sadece yazdıklarından dolayı hayatının nasıl yok edilmek istendiğini anladım. Hep ötelendiğini gördüm, üzerinde baskı kurulabilmesi için."

EN BÜYÜK ACI ÇOCUKLARINDAN UZAK OLMAKTI
Rıfat Ilgaz'ın tüm ömrü boyunca, uzaklaştırıldığı okul sıralarına ve eğitim verdiği çocuklarına hasret kaldığını ve hayatında ona en acı veren duygunun çocuklarından uzaklaştırılmak olduğunu hatırlatıyor yönetmen Uygun ve devam ediyor:

"Okuldaki çocuklarına bir şeyler verme gayreti içerisinde ki öğretmenin çocuklarından zorla ayrılmasının nasıl zor olduğunu gözlerim yaşlarla dolu olarak anladım. Kendi deyimiyle onun iki yeri vardı bu dünyada: Hapishaneler ve hastaneler. Bu iki yaşam evinde gözünü toplumdan, kulağını halktan hiç ayırmayan, artarak gelen her zorluğa daha kuvvetli direnen onurlu bir insanın nasıl olması gerektiğini öğrendim.1980 darbesinde gözleri bağlı 70 yaşındaki bu adamın sokaklarda sergilenişini anlattılar dönem tanıkları. O bunları hep göğüsledi. Anladım o vakit yazının gücünü. Tankla, topla, baskıylada gelseler; zindanlarda çürütmeye de kalksalar, yazdıklarını da yaksalar, kimse uğraşmasın boşuna kalem kılıçtan keskindir."

mynet

Bu haber toplam 74 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
160x600-kultem