Sitenizi Ekleyin!
ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,7545
EURO
2,3205
IMKB
60.546
ALTIN
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Ankara-5/2 ºC
İstanbul3/9 ºC
İzmir4/11 ºC
Ziyaretçi Defteri
Gönderen : zihni sinir
İNSAN BİR COĞRAFYADIR İnsanın değişmesini zorlaştıran etmenlerden birinin de, onun bir coğrafya olduğunun anlaşılmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Onu meydana getiren yalnızca düşünce sistemi olmadığı için, onu yalnızca bilgiyle değiştirmeye çalışmak büyük bir yanlıştır. İnsan, coğrafyasıyla düşünür, değişir. Dönüşümünde “bilgi”nin yanı sıra coğrafyayı oluşturan diğer öğelerin de etkileri vardır. Bilgi yalnızca onun düşüncesi üzerinde yoğunlaşan bir etki yapar. Evrenden gelen uyaranlar, kapsama alanından geçerek coğrafyanın içlerine ulaşır. İnsan kapsama alanıyla bir insandır. Kapsama alanı onun coğrafyasıdır. Coğrafya evrenden aldıklarıyla dönüşür. Evren de coğrafyadan kazandıklarıyla! Coğrafya evreni kendine kendini evrene yansıtır. Coğrafya bir eylem merkezidir. Etki alanındaki diğer coğrafyalarla bir arada yaşaması sağlıklı iletişim olanağı ile gerçekleşebilir. Coğrafya aynı zamanda bir “üretim” “yaratım” oluşturma merkezidir. Hangi yönümüz zayıf? Sorusuyla coğrafyamızın gücü sorgulanabilir. Bağımsızlık, yaratıcılık mücadele etme ve direnme gibi yönlerimiz irdelenebilir. Anılar “Cehennem Sıcağında” Bir yaz fırtınası bu Ansızın esen Ağaç dallarına tünemiş Bir sürü yorgun kuş Ve dere kenarında şarkı söyleyen o kız Ruhları sakinleştiren bir ninni gibi Yolunu kaybetmiş yolcuların Etrafında dönen incecik esintiler Ve hayata küsmüş bir adam Çöküyor olduğu yere Su sızıyor gözkapaklarından aşağı Tedirgin edecek bir şey kalmadı ya Bu cehennem sıcağında Dalıyor o da uykuya Kasıp kavuran ateşini Salma üstüme ey güneş Bekle, insaf et biraz Ört gözlerimi uyku Asılık çınar ağacının gölgeleriyle Sonsuza dek sürüp gitsin bu kısacık süre Düşler sevgilime kavuşturunca beni Sarılacağım ona hasretle Mutlu ve huzurlu bir şekilde Sonra ne kötülük yaparsanız yapın Umurumda değil Onur Sezgin 11.08.2010 1.perde 2.kısım “O kız” Nereye gitsem, o kız çıkıyor önüme Hep o içimdeki derin aynadan bakıyor yüzüme İçtiğim suda bile gölgesini görüyorum Baharın süslediği ovalara çıkıp Leylak dallarından çelenkler yapmış Sabırla bekliyor beni, bir balıkçı gibi Sonra atıyor ağlarını üstüme Onur Sezgin 16.08.2010 1.perde 3.kısım “Uçup Gidersem Eğer” Sis olur Uzanır bir örtü gibi üzerimize Sonra yavaş yavaş kaybolur Ya anılar? Hançeri kendine doğru çevirmişsin Bu ne demek oluyor böyle? Bir gün uçup gidersem eğer Sen yaya kalacaksın Akşam gölgeleriyle Bense, çakıl taşları üzerinde Yürümek zorunda olsam bile Yine de seninle yürümek isterim Sana bir avuç inci gönderiyorum Işıl ışıl tak onları, Portakal çiçekleriyle tak Onur Sezgin 18.08.2010 Gökteki bulutlar olduğu gibi donup kalsa O güzel kızlar karşımda durur bir süre daha Güneş nereye kayboldu? Ya bu çiseleyen yağmur? Bahar eski bahar değil mi? Bir ben mi kaldım değişmeyen? Onur Sezgin 28.08.2010 Partilerin derin karanlığında Halk öyle çok uyutuldu ki, Artık hiç bilemiyor Düş nedir, gerçek nedir? Gece yarısında bir ana Acı acı inliyor Belli ki unutsa huzura kavuşacağı Bir şeyler hatırlamış Onur Sezgin 30.08.2010 Sonbaharda yükselen sisleri Geride bırakarak uçuyor göçmen kuşlar Bulutlara karşı kanat çırpıp Rüzgara meydan okuyarak Onlarla dost olabilmek için Hep tomurcuklar açtı bahçemde Şimdi her yer çiçekle doldu Ama bendeki özlem hala tomurcuk Bin okla vurdu beni zaman Çakılıp kaldım olduğum yere Güya hiçbir yaydan çıkmamış bu oklar Gerçek söyledikleri gibiyse Delik deşik oluşum niye Onur Sezgin 10.09.2010
Gönderen : aksaray
başarılar diler www.altinkayali.blogspot.com sitemizede bekleriz
Gönderen : ufuk yılmaz
çok geniş çaplı bir haber portalınız var.
Gönderen : Aydin
Ermenistanla serhedler achilarsa azeriler turkleri, erdogani aff etmeyecek. Erdogan turk-azeri munasibetlerine ele yara vurmush olacaq ki bu yara zor sagalar.
Proloonging Geciktirici